Archive for Haziran, 2008

2
Tunguska bilmecesi

30 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

TunguskaBundan tam 100 sene önce, Tunguska’da, kimsenin tam olarak anlayamadığı ve açıklayamadığı birşey oldu.

Binlerce kilometre çapındaki bir alanda yaşayan insanlar, güneş kadar parlak mavi bir ışık sütunu gördüklerini, bu sütunun gökyüzünü adeta ikiye böldüğünü ve korkunç bir patlamayla yokolduğunu aktardılar.

1 Temmuz 1908 tarihinde meydana gelen olay, yerleşim merkezlerinden  çok uzak bir bölgede gerçekleştiği için yalnızca tek bir kişinin ölümüyle atlatıldı: olayın şiddeti, 30 kilometre kadar uzakta bulunan bir çobanı havaya savurup bir ağaca çarpmıştı.

Bölgenin uzaklığı ve erişilmezliği nedeniyle, ilk araştırma ekibi ancak 1927 yılında oraya ulaşabildi. O zamana kadar en yaygın kabul gören teori, Tunguska’ya bir meteorun düşmüş olabileceğiydi. Fakat  araştırma ekibi böyle bir meteor çarpmasının yaratması gereken türden bir krater bulamadı. Bölge son derece ağaçlıktı; yaklaşık 50 kilometre çapındaki bir alanda tüm ağaçlar, merkezden dışarı doğru uzanacak şekilde devrilmiş ve yanmıştı. Tuhaf bir şekilde, bu 50 kilometre çapındaki alanın merkezinde (normalde kraterin olması beklenen yerde) yeralan bazı ağaçlar hala dimdik ayakta duruyordu.

Günümüzde bilimin kabul ettiği açıklama, bir gök cisminin (meteor veya kuyrukluyıldız) dünya atmosferine girdikten sonra havada patladığı yönündedir. Patlama havada gerçekleştiği için yerde krater oluşmamıştır. Buna rağmen patlamanın gücünün Nagazaki’ye atılan bombadan 1000 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Çarpışma 4 saat sonra gerçekleşecek olsa, dünyanın dönüş hızı nedeniyle Rus İmparatorluğu’nun başkenti olan Saint Petersburg’un üzerinde meydana geleceği ve şehri yerle bir edebileceği hesaplanmıştır.

Bu teori tüm soruları cevaplayamadığı için Tunguska Olayı olarak literatüre geçen bu olayın meydana gelişi hakkında alternatif açıklamalar ortaya atılmıştır:

  • Dünya bir kara delikten geçmiş olabilir (öyle olsa kara delikten çıkış sırasında ikinci bir patlama olması gerekirmiş)
  • Dünyaya karşı madde öbeği çarpmış olabilir (bu teori olay mahalinde bulunan yüksek miktardaki mineral kalıntılarını açıklayamıyor)
  • Dünyaya UFO düşmüş olabilir (Abartma Tozu ekibi olarak favori teorimiz tabii ki budur)
  • Nikola Tesla geliştirmekte olduğu ölümcül ışın silahının denemesini yapmıştır (bu da ikinci favorimiz).

0
Yaşasın yeni evim!

29 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günün Fotoğrafı

yaşasın yeni evim!

Böcülerle mücadele rehberine ek: kalıcı zafer diye birşey yoktur.

0
Almas

28 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Mitoloji

Moğolca’da “yabani insan” anlamına gelen Almas, Kafkaslar’dan Tibet’e dek uzanan geniş bir coğrafyanın efsanelerini süsleyen insansı bir yaratıktır. Çoğu bilimadamı Almas’ın yalnızca efsanelerde varolduğuna inanmakla birlikte, kriptozooloji uzmanları, efsanelerde tarif edilen Almas’lar ile, modern bilimin tarif ettiği Neanderthal insanlar arasındaki benzerliklerin son derece çarpıcı olduğunu kaydetmektedirler.

Read the rest of this entry »

0
Kişisel uydu anteni projesi

27 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günün Fotoğrafı

köpek uydu anteni

 … hayvanlar üzerinde denenmektedir.

0
Animasyon animatöre karşı

26 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

animasyon animatöre karşı

İzlemekten asla bıkmayacağım iki kısa Flash animasyonu… Birinci bölüm: Çöp adamın, kendisini yaratan animatöre pabuç bırakmaması üzerine kurulu bir aksiyon komedisi. İkinci bölüm: İlk bölümde hazırlıksız yakalanan animatör, bu kez silahlanmıştır. Ama mücadele yavan olmasın diye, çöp adama da özel bir statü verir: “Seçilmiş Olan”. İlk bölümdeki gibi Flash arayüzünde başlayan savaş, kısa sürede kontrolden çıkıp Windows masaüstüne sıçrar. Harika bir “sequel”. Yapan: Alan Becker.

0
Centilmence bir uyarı

26 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

Önümüzdeki sene Red Bull Flugtag şampiyonluğunu garantilemek için geliştirdiğim tasarımın kaçınılmaz başarısı karşısında paniğe kapılan rakiplerim olmayacak şeyler denemeye başladılar. Duydukça, gördükçe endişeleniyorum açıkçası.

roket

Buradan tüm rakiplerime centilmence bir uyarıda bulunmak istiyorum: Önemli olan yarışmaktır, kazanmak şart değil. Birinin başına birşey gelmeden son verelim bu çılgınlığa. Of offf daha fazla bakamayacağım:

uçak gemisi

Fotoğraflar için kaynak: imager.cc

0
Herkesin aklı futbolda

25 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günün Fotoğrafı

futbol

Milli takıma bu geceki maçta başarılar diliyorum.

0
She-mouse

25 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günün Fotoğrafı

mouse-pudralik

Kaynak: imager.cc

0
Okuyucu mektubu

25 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

Artık şu spagetti konusuna gelsek diyorum?

Sevgili okurum,

Ya inanılmaz bir telepati yeteneğiniz var, ya da ben yokken bilgisayarımı kurcalıyorsunuz. Önümüzdeki günlerde Uçan Spagetti Canavarı, BBC’de yayınlanan spagetti hasat mevsimi konulu haber ve GnR “The Spaghetti Incident?” albümü dahil olmak üzere, modern çağ folklorunda önemi bir yer tutan spagetti konusuna hakettiği yeri vereceğim. Abartma Tozu’nda spagettiye doyacaksınız. Spagetti, Abartma Tozu’nda okunur.

 

0
Okuyucu mektubu

25 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

Bir insanın ayak tabanını ısırmak da olmaz ki canım. Bu kadarına da pes pes yani. Kaşı kaşı geçmiyor. [...] Yara olacak diye korkuyorum. Ne önerirsiniz?

Rabia Peregrini

Sevgili okurum,

Atalarımız “ayağını yorganına göre uzat” demişler. Bunu dikkate almakta fayda var. Bu atasözümüz çoğunlukla yanlış anlaşılır ve insanlara tasarrufla ilgili öğüt verdiği zannedilir, oysa kastettiği şey, ayağın yorgana göre uzatılmaması halinde açıkta kalacağı ve ortamdaki sivrisineklerin hedefi haline geleceğidir.  Söz yanlış yorumlandığı için, sonradan gelen nesiller atalarının bu nasihatinden mahrum kalmış ve her defasında aynı gerçeği kendi deneyimleriyle yeniden keşfetmek zorunda kalmışlardır. Olsundur. Bir musibet bin nasihatten iyidir.