Yazan: moz
Gezi rehberi: Fitdünya adası (Bölüm 1)
(Gezi Rehberi) - Öncelikle “Hoppala! Hani siz Tantunya’daydınız? Yemeyin bizi allahaşkına. Oturduğunuz yerden mi yazıyorsunuz bunları?” dediğinizi duyar gibi olduğumuzdan, birbirinden bağımsız iki adet Abartma Tozu gezi ekibinin olduğunu, vardiya usulü çalıştığını ve her ay düzenli olarak SSK pirimlerinin yatırıldığını belirterek başlamak istiyorum yazıma.
Evet, daha Tantunya’ya uğurladığımız arkadaşlarımızın yokluğuna alışamadan, bizi ayakta tutan görev bilinci ile yeni yerleri keşfe doğru yola çıktık hemen. Bu seferki uğrak yerimiz, “Rabbena, Atina, Fitdünya, Haseneten” adalarından oluşan Nintendo takım adasının belki de en ünlü üyesi Fitdünya adasıydı.
Fitdünya adından da anlaşılacağı üzere, vücut kütle oranının erkeklerde 26.4 bayanlarda ise 25.8’ den fazla olamayacağı anayasa ile teminat altına alınmış bir cennet köşesi. Dünyaca ününü, ülkeye tatil için gelen Tony Soprano, komşu Lost adasından Hurley ve ülkemizden Semra Özal’ın da listede olduğu bir çok ünlüyü daha havaalanında durdurup sınır dışı etmesiyle kazanan Fitdünya, şişmanlara (hatta şişmanlık sınırındakilere bile) özel izin alındığı taktirde iki gün serbest dolaşım izni veriyor yalnızca. Vatandaşlık başvurularında ayrıca BIA (Bioelectrical Impedance Analysis) tekniği ile ölçümü yapılmış vücüt yağ oranının da kanunlara uygunluğunu denetleyen (Max. Erkekler için %25 kadınlar için %31) Fitdünya, başvuruların çoğunu geri çevirmektedir.
Ekibimizin fotoğrafçısı Hayati Abinin biraya olan düşkünlüğü nedeniyle karın bölgesinde özenle oluşturduğu ve “Balkonsuz ev, göbeksiz erkek olmaz” diye gururla taşıdığı 20 kiloluk fazlalığın hepimizin sınırdışı edilmesine neden olabileceğini düşündüğümüzden, işi daha baştan sıkı tutmaya karar verdik. Fitdünya büyükelçiliğinden aldığımız formu doldurup, gerekli evrakları hazırladıktan sonra, konsolosluk görevlisiyle kısa bir sohbet sonrası huzurunda 100 mekik çekerek aldığımız özel iznin verdiği rahatlıkla başladık maceramıza.

Ülkenin şimdiki başkanı Hans Fitibaldi ve hemen arkasında ilk başkan Jorgen Benefit'in bronzdan heykeli.
Şans mı desek yoksa çalışarak hakedilmiş bir ödül mü? Sözün kısası daha bizi Fitdünya’ya götürecek uçağın kapısından içeri adımımızı atıp da hostesimizin bizi güler yüzle ve yerel kıyafetler (ve pozisyon) içinde beklediğini gördüğümüz anda anladık nasıl bir yere doğru yelken açtığımızı. (Lafın gelişi)
Yolculuk esnasında; sınır dışı edilme olasılığı taşıyan hafif toplu esmer bir bayana canla başla yardım edilmesinden, dağıtılan yiyeceklere, hostes hanımın güler yüzlülüğü ve cömertliğinden ikinci pilota sarkan muhabir arkadaşımız Nermin’i güç bela sakinleştirmemize kadar daha anlatmadığımız bir dolu şeyi içeren mükemmel bir kaç saatin ardından havaalanına indik.
Şehir merkezindeki 5 yıldızlı otelimize gelene ve odamıza (bu da ayrı bir hikaye) yerleşip kısa bir şehir turununa çıkana kadar başımızdan geçenleri anlatmayı ileriki bölümlere bırakıp, o meşhur bitmek bilmez Fitdünya gecelerine atılmak için biraz enerji toplamak üzere kısa bir şekerleme için yataklarımıza uzandığımızda, Tantunya’da görev yapan arkadaşlarımızı anımsayıp gururla mırıldandık “Evet, lanet olsun evet! Biz bir takımız.”
Devam edecek…

Devlet destekli wiifit (Biz fitiz) adlı vitamin hapı ülkede en çok rağbet gören ürün olmaya devam ediyor.

Fitdünya merkez parkından bir görüntü. Vücut kütle oranlarını korumaya çalışan kadınlı erkekli Fitdünya vatandaşları egzersiz yaparken.
.
Etiketler: gezi rehberi
“Gezi rehberi: Fitdünya adası (Bölüm 1)” için 2 yorum yazılmış
Siz de yorum yazın
RSS feed for comments on this post · TrackBack URI
Bu yazıya link veren sayfalar (trackbacks, pingbacks)
-
Abartma Tozu » Blog Archive » Gezi rehberi: Fitdünya adası (Bölüm 3)
[...] Bölüm 1 Bölüm 2 Herşey bu altı gencin başkaldırması ile başlamış [...]
Saat: 8:46 am, tarih: 15/8/08





[...] mektupları rüyalar roman sinema spoiler tarih tarihte bugün teknoloji uçuş fikirleri «Önceki Yazı || Sonraki Yazı» Yazan: [...]
Saat: 5:53 pm, tarih: 13/8/08