Yazan: Doruk Somunkıran
Gezi rehberi: Tantunya
(Gezi Rehberi) - Uzun süredir merak ettiğimiz bir ülkeydi Tantunya; şurada burada kulağımıza çalınan birkaç heyecan verici söz dışında internette veya basılı kaynaklar arasında bu gizemli ülkeye dair hiçbir bilgiye ulaşamamıştık. Geçen gün masamızın üstüne bırakılmış bir zarfın içinden çıkan uçak biletlerinin üzerinde TantunAir logosunu görünce anladık ki kader (ya da şaka yapmayı seven bir dostumuz) Abartma Tozu Gezi Rehberi Ekibi’ni göreve çağırıyor.
Tantunya’daki deneyimlerimizi ve bu nefes kesici ülke hakkındaki gözlemlerimizi önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. Ama Tantunya Gezi Rehberimizin bu ilk bölümünü, bizi Tantunya’ya ulaştıran uçuş boyunca yaşadığımız maceraya ayırmak istedik.
Tantunya’nın başkenti Tantun’da yeralan ülkenin tek havalimanı Tımkıt’taki son İngilizce konuşan görevlinin 1983 yılında vefatından bu yana, uluslararası havayolları bu ülkeyi boykot ederek sefer düzenlemeyi bırakmışlar. O yüzden ulaşım sadece ülkenin ulusal havayolu TantunAir ile sağlanabiliyor. Bu firmanın da yalnızca bir uçağı kaldığı için bu uçak 24 saat uçuşta. Tabii durum böyle olunca uçağın rutin bakım ve onarım işlemlerinin de havadayken yapılması gerekiyor. Tantun ekonomisinin 40 yıldır içinde bulunduğu ekonomik kriz dolayısıyla personel alımları durdurulduğundan, 1. pilot aynı zamanda bakım elemanı, 2. pilot aynı zamanda host olarak görev yapıyor.
Parçalı bulutlu, sakin bir Temmuz sabahında Frankfurt Havalimanı’ndan Tantun’a doğru TantunAir TA 227 sayılı uçuşu gerçekleştirmek üzere havalanıyoruz. Uçakta bizden başka turist yok gibi. Olağan geçen kalkışın hemen ardından uçak yükselmeye devam ederken, pilot Tantun dilindeki anonsunu yaptığı sırada sol motordan feci bir gürültü duyuluyor.
Penceremizden dışarı baktığımızda motoru sarıp koruyan metal panellerden birinin açıldığını görüyoruz. Yolcular arasında gözlenen belli belirsiz heyecan hali, pilotun anonsunda söylediğini tahmin ettiğimiz yatıştırıcı sözlerden sonra yokoluyor. Yan sırada oturan ve gözlerimizdeki merakı yakalayan bir Tantunî (Tantun ırkından gelenlere Tantunî deniyor), bize dönüp “Panik yok, sol motor bumbum” diyor. Türkçe’yi nerede öğrendiğini kendisine sorduğumuzda, aynı şeyi heceleyerek tekrar ediyor: “Pa-nik yok. Sol mo-tor bum-bum”.
Diğer yolcuların sakinliğinden, uçağın diğer motorla da idare edebileceği çıkarımını yaparak arkamıza yaslanıyor ve servise çoktan başlamış olan 2. pilotun uzattığı Tantun krakerlerini kemirmeye başlıyoruz.
Çok geçmeden gösterilmeye başlayan bir Tantun filmi, bizi keşfetmek üzere olduğumuz bu heyecan verici ülkenin manzaralarıyla ve sesleriyle sarıp sarmalıyor. İkinci pilotun ikram ettiği Tantun şarabının da etkisiyle kendimizi iyice kaptırıp mest olmuşken…
… bu kez sağdaki motordan gelen feci bir gürültüyle kendimize geliyoruz. Yolcularda gözlenen belli belirsiz heyecan hali, az sonra yapılan anonsla yatışıyor. Yan sıradaki Tantunî bize doğru eğilip “Panik yok, birinci pilot bumbum” diyor.
Kendisine, bizi o an birinci pilottan çok sağ motorun durumunun ilgilendirdiğini, zira sol motorun kalkıştan hemen sonra bumbum olduğunu, sağ motorun da bumbum olması halinde bir mega-bumbum durumunun sözkonusu olabileceğini ifade ediyoruz. Bunun üzerine yavaş yavaş aynı şeyi tekrarlıyor: “Pa-nik yok. Bi-rin-ci pi-lot bum-bum.”
Yüzümüzdeki çaresizliğe acıyan bir başka Tantunî arka sıradan lafa karışıyor: “Bumbum, yani… iyi demek” Hayretle “siz hepiniz Türkçe biliyor musunuz yoksa?” diye sorduğumuzda verdiği cevap bizi şaşırtmıyor: “Bum-bum ya-ni… i-yi de-mek.”
Sonradan edindiğimiz bir Tantunca-Türkçe sözlükten, bumbum sözcüğünün “çok iyi, bomba gibi” anlamına geldiğini öğreniyoruz.
Yolculuğun geri kalan bölümü sakin ve olaysız geçiyor; birinci pilot havadaki bakım operasyonunu bitirip kabine döndükten sonra ikinci pilot yemek servisini yapıyor. Bir çeşit tavuk türevi olduğunu varsaydığımız son derece lezzetli yemeğin ardından tüm yolcular tabakların toplanıp servis bölümüne götürülmesine yardım ediyorlar. TantunAir’de tek kullanımlık tabak yok, onun yerine melamin tabak kullanılıyor. Yemeğin ardından kabinin arka duvarına asılan dev bir dart tahtası etrafında heyecanlı bir turnuva başlıyor.
Çok geçmeden duyduğumuz bir anons ve kulaklarımızdaki tıkanma uçağın inmek üzere alçalmaya başladığını gösteriyor. Artık Tantunya toprakları üzerindeyiz. Etraftaki harika manzaranın tadını çıkararak inişe geçiyoruz. Özgürlükler ülkesi Tantunya’da sigara yasağı anayasal haklara aykırı olduğu için uygulanmıyor; bu nedenle uçak inerken dahi sigara içmek mümkün (uçak havadayken cep telefonu kullanmak ve SMS göndermekten bahsetmiyoruz bile).
Uçağın tekerlekleri yere değer değmez yolcular ayağa kalkıp eşyalarını toparlamaya başlıyorlar. Yolculuğun verdiği keyif ve hedefimize varmış olmanın verdiği rahatlamayla Abartma Tozu Gezi Rehberi Ekibi olarak “Bumbum Tantunya!” diye bağırmaya başlıyoruz. Etrafımızdaki yolcular bundan çok hoşlanarak sırtımıza vurmaya ve kulaklarımızı çekiştirmeye başlıyorlar. Bunun da Tantun vücut dilinde bir sevgi gösterisi olduğunu anlamamız çok sürmüyor.
Ve işte Tantunya’dayız. Hava sıcaklığı 35 derece, nem oranı % 80, Türkiye ile saat farkı çok. Abartma Tozu Gezi Rehberi Ekibi, keşfetmeye, maceraya hazır bir şekilde Tantun’un renkli yaşamına karışıyor. Pek yakında bu sayfalarda…
Bu yazının ikinci bölümünü okumak için tıklayınız.
Etiketler: gezi rehberi
“Gezi rehberi: Tantunya” için 2 yorum yazılmış
Siz de yorum yazın
RSS feed for comments on this post · TrackBack URI
Bu yazıya link veren sayfalar (trackbacks, pingbacks)
-
Abartma Tozu » Blog Archive » Gezi Rehberi: Tantunya (Bölüm 3)
[...] gezi rehberimizin birinci bölümünde, Tantunya’ya uçuşumuz sırasında yaşadığımız macerayı, ikinci bölümünde ise [...]
Saat: 9:45 am, tarih: 8/8/08





[...] Rehberi) - Bu yazının birinci bölümünde, Tantunya’ya uçuş maceramız sırasında uçaktaki Tantunîlerle dost olduğumuzu [...]
Saat: 8:56 am, tarih: 25/7/08