0
Çin’deki piramitleri Türkler mi yapmış? (Bölüm 1)

17 Eylül 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar
Beyaz Piramit?

Beyaz Piramit?

II. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Çin üzerinde askeri nakliye uçağı ile uçuş yapmakta olan pilot James Gaussman, bir vadinin üzerinden geçerken yerde dev bir piramit görür. Gaussman’ın tahminine göre Mısır’daki piramitlerden bile çok daha büyük olan bu piramit bembeyazdır; metal veya taşla kaplı gibi görünen pürüssüz yüzeyi, etrafında uzanan bomboş arazide parıldamaktadır. Piramitin tepesi Mısır’dakiler gibi sivri değil, sanki bıçakla kesilmiş gibi düzdür; ve üzerinde kristal veya elmas görünümünde dev bir taş vardır. Gaussman uçağı indirip piramiti yakından incelemek istese de yerin engebesi buna izin vermez; bu yüzden pilot havadan birkaç fotoğraf çekerek yoluna devam etmek zorunda kalır.

Piramitlerin yalnızca Mısır ve Orta Amerika’ya has yapılar olmadığı, Çin’de de piramitler olduğu böylelikle batı dünyası tarafından ögrenilmiş olur. Gaussman’ın çektiği fotoğrafta görülen piramit metalden yapılmış gibi görünmese de, üzerinde kristal veya elmas benzeri bir taş bulunmasa da, Beyaz Piramit Efsanesi çığ gibi büyümeye başlar. Efsane kendi devinimini kazanmış ve ortak bilinçaltımızda yer etmiştir artık.

Gaussman’ın fotoğrafı ilk başta şüpheyle karşılanır ve Çin’de gerçekten piramitlerin varolduğunu kanıtlamak için yeterli bulunmaz. Çin yönetiminin bu konudaki sessizliği ve piramitlerin yeraldığı iddia edilen bölgelere yabancıların girişine yakın tarihlere kadar izin vermemesi nedeniyle bağımsız ve objektif bir araştırma da yapılamaz.

Konuyu “şehir efsanesi” kategorisine yerleştirmiş, mutlu mesut hayatıma devam ederken, yakınlarda aldığım bir email mesajı beni bu konuyu daha derinlemesine araştırmaya yöneltti. Önce mesajdan bir bölüm okuyalım:

Çin’de saklanan Türk Piramitleri

Uygur bölgesinde bulunan, Mısır piramitlerinden yüzyıllarca önce yapılan ve Mısır piramitlerinden daha yüksek/büyük olan piramitleri yapan Türklerdir. Çin hükümeti buraya girişi tamamı ile yasaklamıştır. Çünkü bu piramitlerin içinde proto-Türk yazılar mevcut. Arkeologların dahi girişine kati surette izin verilmiyor. Çünkü dünya tarihinin tekrar yazılması gerekebilir.

Öncelikle, Çin’de gerçekten çok sayıda piramit var. Google Maps ile yaptığım bir araştırma sonucunda yakın bir alana yayılmış belki bir düzine piramit gördüm. Sonuçları siz de buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz; bir miktar geri zoom yaptıktan sonra komşu piramitleri görüp kendi piramit avınıza başlayabilirsiniz. Ben de bu arada bir kahve alayım, sonra birlikte devam edelim.

4
Marilyn Monroe’nun ölümü

5 Ağustos 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar
Marilyn Monroe

Marilyn Monroe

1962 yılında bugün, ünlü aktrist Marilyn Monroe evinde ölü bulundu. Henüz 36 yaşındaydı. Ölüm nedeninin “akut barbiturat zehirlenmesi” olduğu açıklandı; fakat delil yetersizliğinden dolayı Monroe’nun ölümü resmi kayıtlara “intihar” olarak geçmedi ve 20. yüzyılın en çok tartışılan komplo teorilerinden biri haline geldi.

1970′lerde yapılan bir röportajda, olay yerine ilk ulaşan polis memuru olan Jack Clemmons, Monroe’nun hizmetçisinin yapılan sorgulamada tuhaf bir ifade verdiğini ve soruları cevaplamaktan kaçındığını söyledi. Hizmetçinin, Monroe’nun psikoloğu tarafından Monroe’nun ilaç kullanımını ve intihar eğilimini gözetlemekle görevlendirildiği bilinmekteydi.

Court TV kanalı tarafından yapılan bir araştırmada, Monroe’nun psikoloğunun kendisine yeni bir ilaç verdiği, ancak Monroe’nun bu ilaçla birlikte eskiden aldığı bir ilacı kullanmaya devam ettiği ve bu iki ilacın etkileşiminin ölümüne sebep olduğu iddia edildi.

CBS televizyon kanalında yayınlanan 48 Hours programında yer verilen bir iddiaya göre ise, Monroe, ölümünden önceki aylarda California’da katıldığı bazı davetlerde dönemin başkanı John F. Kennedy ile tanışmış ve yakınlaşmıştı. Programda, başkan ile Monroe arasında bir ilişki olduğunun gizli servis tarafından gayet iyi bilindiği ve bir “güvenlik riski” olarak değerlendirildiği, “aptal sarışın” görünümüne rağman Monroe’nun politikayla çok ilgili olduğu ve başkanla hassas konuları tartıştığı, daha önce Meksika’da tatildeyken komünist görüşlü bazı ABD vatandaşlarıyla arkadaşlık ettiğinin belirlendiği açıklandı. Bu teoriye göre, Monroe’nun ölümü, algılanan “güvenlik riski” ni gidermek amacıyla gizli servis tarafından düzenlenen, intihar süsü verilmiş bir cinayetti.

0
Roswell olayının 61. yıldönümü

8 Temmuz 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

Rosweel Daily Record

60 yıldır tartışılan ve popüler kültürdeki yeri eskimeyen Roswell olayı, ilk kez 8 Temmuz 1947 tarihinde bu manşetle kamuoyuna duyurulmuştu (görüntüyü büyütmek için tıklayın).

2
Tunguska bilmecesi

30 Haziran 2008 tarihinde Doruk Somunkıran tarafından yazıldı. Kategori: Günlük Yazılar

TunguskaBundan tam 100 sene önce, Tunguska’da, kimsenin tam olarak anlayamadığı ve açıklayamadığı birşey oldu.

Binlerce kilometre çapındaki bir alanda yaşayan insanlar, güneş kadar parlak mavi bir ışık sütunu gördüklerini, bu sütunun gökyüzünü adeta ikiye böldüğünü ve korkunç bir patlamayla yokolduğunu aktardılar.

1 Temmuz 1908 tarihinde meydana gelen olay, yerleşim merkezlerinden  çok uzak bir bölgede gerçekleştiği için yalnızca tek bir kişinin ölümüyle atlatıldı: olayın şiddeti, 30 kilometre kadar uzakta bulunan bir çobanı havaya savurup bir ağaca çarpmıştı.

Bölgenin uzaklığı ve erişilmezliği nedeniyle, ilk araştırma ekibi ancak 1927 yılında oraya ulaşabildi. O zamana kadar en yaygın kabul gören teori, Tunguska’ya bir meteorun düşmüş olabileceğiydi. Fakat  araştırma ekibi böyle bir meteor çarpmasının yaratması gereken türden bir krater bulamadı. Bölge son derece ağaçlıktı; yaklaşık 50 kilometre çapındaki bir alanda tüm ağaçlar, merkezden dışarı doğru uzanacak şekilde devrilmiş ve yanmıştı. Tuhaf bir şekilde, bu 50 kilometre çapındaki alanın merkezinde (normalde kraterin olması beklenen yerde) yeralan bazı ağaçlar hala dimdik ayakta duruyordu.

Günümüzde bilimin kabul ettiği açıklama, bir gök cisminin (meteor veya kuyrukluyıldız) dünya atmosferine girdikten sonra havada patladığı yönündedir. Patlama havada gerçekleştiği için yerde krater oluşmamıştır. Buna rağmen patlamanın gücünün Nagazaki’ye atılan bombadan 1000 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir. Çarpışma 4 saat sonra gerçekleşecek olsa, dünyanın dönüş hızı nedeniyle Rus İmparatorluğu’nun başkenti olan Saint Petersburg’un üzerinde meydana geleceği ve şehri yerle bir edebileceği hesaplanmıştır.

Bu teori tüm soruları cevaplayamadığı için Tunguska Olayı olarak literatüre geçen bu olayın meydana gelişi hakkında alternatif açıklamalar ortaya atılmıştır:

  • Dünya bir kara delikten geçmiş olabilir (öyle olsa kara delikten çıkış sırasında ikinci bir patlama olması gerekirmiş)
  • Dünyaya karşı madde öbeği çarpmış olabilir (bu teori olay mahalinde bulunan yüksek miktardaki mineral kalıntılarını açıklayamıyor)
  • Dünyaya UFO düşmüş olabilir (Abartma Tozu ekibi olarak favori teorimiz tabii ki budur)
  • Nikola Tesla geliştirmekte olduğu ölümcül ışın silahının denemesini yapmıştır (bu da ikinci favorimiz).